Kalbiniz Yerinden Çıkacak Gibi mi Hissediyorsunuz? Panik Atak ve Panik Bozukluk Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Hiç durup dururken, ortada belirgin bir tehlike yokken kalbinizin göğüs kafesinizden fırlayacakmış gibi attığını hissettiniz mi? Nefes alamadığınızı, boğulduğunuzu ya da kontrolünüzü tamamen kaybedip çıldıracağınızı düşündüğünüz o dehşet anını yaşadınız mı? Eğer cevabınız “evet” ise, yalnız değilsiniz. Muhtemelen bir panik atak deneyimlediniz.
Türkiye’de ve dünyada pek çok insan, hayatının bir döneminde acil servislere “Kalp krizi geçiriyorum” veya “Ölüyorum” şikayetiyle başvurur; ancak yapılan tetkikler sonucunda fiziksel hiçbir sorun bulunamaz. İşte bu nokta, psikolojik bir sürecin, bedensel bir alarm sistemine dönüştüğü yerdir.
Panik Atak Nedir?
Panik atak; aniden başlayan ve dakikalar içinde zirveye ulaşan yoğun bir korku ya da rahatsızlık nöbetidir. Bu durum, vücudun tehlike anında verdiği doğal “savaş ya da kaç” tepkisinin, gerçek bir tehlike yokken hatalı bir şekilde tetiklenmesidir. Beyninizdeki alarm sistemi (amigdala), ortada bir yangın yokken yangın alarmını çalıştırır.
Bu yanlış alarm sırasında vücut, tehlikeyle savaşmak için hazırlık yapar: Kan kaslara pompalanır, kalp hızlanır, nefes alışverişi sıklaşır. Ancak ortada savaşılacak bir “aslan” olmadığı için, bu belirtiler kişide dehşet verici bir deneyime dönüşür.
Panik Atağın En Sık Görülen Belirtileri
Bir atağın panik atak olarak adlandırılabilmesi için aşağıdaki belirtilerden en az dördünün aynı anda görülmesi gerekir:
- Çarpıntı: Kalp atışlarını duyumsama veya hızlanması.
- Terleme: Sıcak basması veya soğuk ter dökme.
- Titreme: Ellerde veya vücutta sarsılma hissi.
- Nefes Darlığı: Boğuluyor gibi hissetme veya derin nefes alamama.
- Göğüs Ağrısı: Göğüste baskı veya sıkışma hissi (Genelde kalp krizi ile karıştırılır).
- Bulantı: Karın ağrısı veya mide rahatsızlığı.
- Baş Dönmesi: Bayılacakmış gibi hissetme, sersemlik.
- Gerçekdışılık Hissi: Kendine veya çevreye yabancılaşma (Depersonalizasyon/Derealizasyon).
- Kontrolü Kaybetme Korkusu: Çıldırma veya kendine zarar verme endişesi.
- Ölüm Korkusu.
Panik Atak ve Panik Bozukluk Arasındaki Fark
Her panik atak geçiren kişi, Panik Bozukluk tanısı almaz. Panik atak tek seferlik veya durumsal bir olay olabilir. Ancak;
- Ataklar tekrarlıyorsa,
- Bir sonraki atağın ne zaman geleceğine dair sürekli bir endişe (beklenti anksiyetesi) taşıyorsanız,
- Atak geçirmemek için hayatınızda kısıtlamalar yapıyorsanız (örneğin; tek başına dışarı çıkmama, asansöre binmeme, spor yapmayı bırakma gibi kaçınma davranışları),
İşte o zaman “Panik Bozukluk” tablosundan söz edebiliriz. Panik bozuklukta kişi, ataktan ziyade atağın geleceği ihtimalinden korkar. Bu duruma “korkudan korkmak” diyebiliriz.
Neden Ben? Panik Bozukluğun Nedenleri
Panik bozukluğun tek bir nedeni yoktur. Genetik yatkınlıklar, beyin kimyasındaki değişimler, geçmiş travmatik yaşantılar, stresli yaşam olayları (boşanma, iş kaybı, kayıplar) ve mizaç özellikleri (endişeli yapı) bir araya gelerek bu tabloyu oluşturabilir.
Ayrıca çocukluk çağı yaşantıları veya bastırılmış duygular da yetişkinlikte panik ataklar şeklinde kendini gösterebilir. Özellikle mükemmeliyetçi, kontrolcü ve duygularını bastıran bireylerde bu “patlama” anları daha sık görülebilmektedir.
Tedavi Mümkün Mü?
Kesinlikle evet. Panik bozukluk, psikoterapide en yüksek başarı oranına sahip rahatsızlıklardan biridir. Bu süreçte kullanılan bilimsel yöntemler, kişinin hayat kalitesini hızla geri kazanmasını sağlar.
- Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Panik bozukluk tedavisinde altın standarttır. BDT, kişinin bedensel duyumlarını felaketleştirme eğilimini (örneğin; “Kalbim hızlandı, demek ki ölüyorum”) fark etmesini ve bu yanlış düşünce kalıplarını değiştirmesini hedefler.
- EMDR Terapisi: Eğer panik atakların kökeninde geçmiş travmatik anılar yatıyorsa, EMDR bu anıların duyarsızlaştırılmasında oldukça etkilidir.
- ACT (Kabul ve Kararlılık Terapisi) ve Mindfulness: Kaygıyla savaşmak yerine, ona yer açmayı ve anın içinde kalabilmeyi öğretir.
- Psikodinamik Terapi: Belirtilerin altındaki bilinçdışı çatışmaları anlamaya odaklanır.
Panik Atak Anında Ne Yapmalı?
Eğer bir atak yaşadığınızı hissediyorsanız, şunları hatırlamak hayat kurtarıcı olabilir:
- Savaşmayın: Belirtileri durdurmaya çalışmak onları artırır. Sadece “Şu an bir yanlış alarm yaşıyorum ve bu birazdan geçecek” diyerek kendinize telkinde bulunun.
- Nefesi Düzenleyin: Kısa ve hızlı nefesler yerine, karnınızı şişirerek yavaş ve derin nefesler alın (Diyafram nefesi).
- An’a Odaklanın: Çevrenizde gördüğünüz 5 şeyi, dokunduğunuz 4 şeyi, duyduğunuz 3 sesi isimlendirerek dikkatinizi bedenden dış dünyaya kaydırın.
Unutmayın; panik atak sizi öldürmez, çıldırtmaz veya kontrolünüzü kaybettirmez. Bu sadece vücudunuzun, olmayan bir tehlikeye verdiği abartılı bir tepkidir. Bu döngüden çıkmak ve özgürleşmek için bir uzmandan destek almaktan çekinmeyin. Sağlıklı bir zihin, sağlıklı bir bedenin anahtarıdır.