Sınav Stresi: Başarıya Giden Yolda Bir Engel mi, Bir İtici Güç mü?

Sınav Stresi: Başarıya Giden Yolda Bir Engel mi, Bir İtici Güç mü?

Kasım 3, 2025 Kapalı Yazar: Mert Ozan İnal

Sınav stresi, genellikle kaygı, gerginlik ve baskı hissiyle kendini gösteren, öğrencilerin akademik performansını olumsuz etkileme potansiyeli taşıyan bir durumdur. Ancak stresi tamamen ortadan kaldırmak ne mümkündür ne de gereklidir. Önemli olan, onu başarıyı destekleyen bir enerjiye dönüştürmektir.

Değerli Gençler: Kaygınızın Dili Size Ne Anlatıyor?

Sınav öncesinde kalp atışlarınızın hızlanması, midenizde kelebeklerin uçuşması veya uykunuzun kaçması oldukça normal ve doğal tepkilerdir. Bu kaygı, aslında beyninizin size “Bu önemli, hazırlan!” deme şeklidir. Ancak bu kaygı kontrol edilemez bir boyuta ulaştığında, öğrenme ve hatırlama becerilerinizi sekteye uğratabilir ve buna başarı kaygısı diyoruz.

  • Düşünce Tuzakları ve BDT Yaklaşımı: “Kesin başarısız olacağım”, “Çalışmam yetersiz”, “Herkes benden iyi” gibi düşünceler, sınav stresinin en büyük tetikleyicileridir. BDT teknikleri ile bu olumsuz otomatik düşünceleri fark edin ve onlara karşı çıkın. Kendinize şunu sorun: “Bu düşüncenin gerçekliğini destekleyen somut kanıt ne?” Çoğu zaman bu düşüncelerin sadece birer kaygı senaryosu olduğunu göreceksiniz.
  • Mükemmeliyetçilik ve Başarı Baskısı: Yoğun başarı baskısı altında, mükemmel olma çabası yerine, elinizden gelenin en iyisini yapma hedefi koyun. Unutmayın ki, sınav sonucu sizin kişiliğinizin veya değerinizin bir ölçüsü değildir; sadece o anki bilginizin bir yansımasıdır.
  • Akışta Kalmak ve ACT: Kaygı yükseldiğinde, bazen fiziksel tepkiler yoğunlaşarak kaygı atakları veya nadiren panik atak düzeyine ulaşabilir. Bu anlarda kendinize acımasız eleştiriler yöneltmek yerine, ACT yaklaşımından faydalanın. Kaygılı duygu ve düşüncelerinizi birer yolcu olarak kabul edin, onlarla mücadele etmek yerine farkındalıkla izleyin ve dikkatinizi şu anki görevinize, yani soruya odaklayın. Anda kalmak, zihinsel kapasitenizi geri kazanmanızı sağlar.
  • Bedeninizi Dinleyin: Düzenli uyku, dengeli beslenme ve kısa da olsa fiziksel aktivite, beyninizin en verimli şekilde çalışması için yakıttır. Kaygı yükseldiğinde, birkaç dakikalık derin diyafram nefesi egzersiziyle bedeninizi sakinleştirebilirsiniz.

Değerli Veliler: Baskı Değil, Destek Olun

Sevgili anne ve babalar, bu süreçte en az öğrenciler kadar sizler de kaygılısınız ve bu anlaşılır bir durumdur. Ancak unutmamalısınız ki, çocuğunuzun sınav kaygısının en önemli belirleyicisi genellikle sizin beklenti ve tepkilerinizdir.

  • Koşulsuz Kabul: Çocuğunuzun başarısını, onun kişisel değeriyle eş tutmayın. Ona, sonucu ne olursa olsun koşulsuz sevdiğinizi ve kabul ettiğinizi hissettirin. “Eğer YKS‘de/ LGS‘de kazanamazsan…” ile başlayan cümleler yerine, “Sana güveniyorum ve sonuç ne olursa olsun yanındayım” mesajını verin.
  • Kıyaslamadan Kaçının: Başkalarının çocuklarıyla veya çocuğunuzun kendi potansiyeliyle ilgili yapılan kıyaslamalar, sadece başarı baskısını ve yetersizlik hissini artırır. Her bireyin öğrenme hızı, ilgi alanı ve potansiyeli farklıdır.
  • Hassas Durumlara Dikkat: Eğer çocuğunuz yoğun stres altında sıklıkla kaygı atakları veya fizyolojik semptomlar yaşıyorsa, bu durumu hafife almayın. Unutmayın ki, sınav anında yaşanabilecek bir panik atak, tüm hazırlığı boşa çıkarabilir.
  • Profesyonel Destek: Eğer çocuğunuzun kaygısı; uyku, beslenme düzenini bozuyor, ders çalışmasını tamamen engelliyor veya fiziksel semptomlara (baş ağrısı, mide bulantısı) neden oluyorsa, ertelemeden profesyonel destek alın. Bazen birkaç seanslık BDT veya ACT odaklı çalışma, öğrencinin kaygısını yönetmesinde ve daha esnek bir bakış açısı geliştirmesinde çok büyük fark yaratabilir. Psikomono Psikolojik Danışmanlık Merkezi olarak, Samsun’da bu süreçte hem öğrenciye hem de aileye yönelik bütüncül danışmanlık hizmetleri sunmaktayız.

Unutmayın, sevgili gençler ve aileler; YKS ve LGS sadece hayatınızdaki bir durağı temsil eder, yolun tamamını değil. Bu süreçte önceliğiniz zihinsel ve ruhsal sağlığınız olmalıdır. Kaygı, doğru yönetildiğinde bir engel değil, sizi hedefinize doğru iten bir enerjiye dönüşebilir.

Sağlıklı ve başarılı günler dilerim.